Herkes kendini apaçık belli etmiştir bu genel kurulda.MAA fenerbahçeli yöneticilere hitaben ben gelirken böyle kirli işler olacağını nerden bilebilirdimki.Siz biliyormuydunuz beni seçerken dedi.Günün en ağır Sözlerinden biriydi.Belliki bıkmıştı bırakmak istiyordu.

Fenerbahçeli yöneticiler her zamanki gibi ağlamaklı bir halde suçsuzuz buna inanıyoruz diyordular ve yargı kararını bekleyelim diyordular.Asıl istedikleri şey yasanın değişmesiydi ancak dile getiremiyordular.

Başkanımız Sadri Şener hakkımız olan kupayı istedi.Ancak gündem maddesi bu değildi 58.maddeydi.

Hocamız yaşayan efsanemiz Şenol Güneş’in güne damga vuran ders niteliğindeki konuşması herşeyin özetiydi.
“içinde bulunduğumuz süreç futbolumuzu yaralamıştır özerkliği iyi kullanamadığmızı görüyoruz. Herşey şeffaf olsun derken kafaların karıştığı bir yapı ortaya çıktı bu yapı keyfiliği ortaya çıkardı. Amatörlerin söz sahibi olduğu bir yapıya gidiyoruz. Mali yapı kontrol altına alınmamıştır hukuksuzluk bugün de var yarın da olacaktır belki.Bu genel kurulun bir milad olmasını diliyorum. Yapılan son operasyonla temizlenme şartı bize verdi. olmuş bir hadiseden sonra geriye dönüp muhakeme yapmak yerine ne yapacağmızı konuşmalıyız. Uefa ve Fifa’yı dinlemek gerekir. Zamana yaydığınız zaman suçluluğunuzu gösteriyorsunuz demektir. Suç sahiplenilemez kim yapmışsa cezasını çekecek. Biz neden suçlama karşısında bir araya gelemiyoruz. Demekki bir sıkıntı var. Ben dünya kupasınaki başarıdan mutlu olmadım fair-playlık yaparak mutlu oldum. Sokakta konuşulanı kapatabilirsiniz ama yarın mutlaka karşınıza çıkacaktır.

Ben çocukken gençken serseri deniliyordu futbolculara ama şuan hala serserilik ahlaksızlık kılıf değiştirdi ve başka şekile girdi diye görüyorum.

Farklı düşünceler olsada aynı geminin içindeyiz. Gerçeklerle yüzyüze gelelim. Bugün bir saatlik aranın da doğru olduğunu düşünmüyorum.

Tarihi kararlar almamız gerekiyor. Şike, şiddet alt yapı, hakemler gözlemciler yeniden gözden geçirilmeli. Kimse kafasını deve kuşu gibi kuma gömmesin.
Takım olarak kazanın, ya da tek başiniza kaybedin !

Böyle diyordu şenol hoca.Bazılarına adeta ders veriyordu.Konuşmasından sonra Galatasaray başkanı Ünal Aysal ayağa kalkarak tebrik etti.Buda günün en güzel hareketiydi.
Günün bir diğer kutlanması gereken şahsiyetide Altay başkanı Ömer Hızlıok’tu.Ömer Hızlıok kürsüye çıkar çıkmaz bombalamaya başlayınca salonda kıyamet koptu.Hızlıok: “4 büyükleri tebrik ederim.Diğer kulüplerin ve o kulüp başkanlarının bir işe yaramadiğini gösterdiler dedi ve ekledi,tff ve kulüpler olarak türk gençliğine para ve ahlak dersi verme şansını elinizden kaçirdiniz.” tepkiler üzerine özür dileyerek kürsüden ayrıldı.

Diğerlerine gelince…

Dışarda yumruk yumruğa kavga eden Orduspor başkanıyla Manisaspor başkanından hiç bahsetmek istemiyorum.Türk futbolunun geldiği noktayı gösteriyor çünkü.

Kürsüye çıkanlardan biride Yıldırım Demirören’di.nam-ı diğer tüpçü.son aylarda inanılmaz fenerbahçe savunucusu.Gündemden bahsederken bilinç altı bir itirafta bulundu.”fenerbahçemizin adı herkesten çok geçiyor”

Tüm bu olumlu ve olumsuz geçen toplantının sonunda 58.maddenin değiştirilmesi oylamaya sunuldu.Açık yapılan oylamada,Gs,Ts,Bursa,Giresun,Konya,Buca, Rize, Bjk,Samsun,Ordu,A.gücü,Altay,Kasımpaşa,Antalya,Fb.. yasaya red kararı verdi.sonuçta 58. madde değişmesi teklifi genel kuruldan çıkmadı.
Ancak kulislerde konuşulanlara göre Tff istifa hazırlığında.Eğer istifa kararı gelirse türk futbolu içinde bulunduğu karanlığa gömülür.Kaos artar.Şimdi yapılması gereken uefa’nında istediği gibi bir an önce kararların alınmasıdır.Fenerbahçe yargı sonucunu bekleyelim diyor işi uzatmak istiyor.Uefa kapıda bekliyor.Biz kupamızı istiyoruz.

Umarım en yakın zamanda türk futbolu içinde bulunduğu bu kaotik ortamdan kurtulur ve bizde futbola odaklanırız.Tabiki hakkımız olan 7. şampiyonluğu almadan bu işin peşini bırakmayacağız.

Yalnızlık Vakti

Yayınlandı: Aralık 13, 2011 / Şiirlerim



Yalnızım bu akşam,
Bir o kadar da şairim kederimden
Tıpkı bir umut gibi, sevda gibi, hasret gibi
Gözlerinin sarhoşluğu var bedenimde
Ayakta duramam, yapamam
Sensizliği bulutlara yazmış bir martı yüreği şimdi benimkisi
Şimşekler çakar yağmurlar yağar uçamaz

Yalnızım bu akşam,
Kalemi kırılmış, kalbi yorulmuş, bir garip şair
Belki bir daha yormayacaktı temiz beyaz sayfaların kalbini
Ama hiçbir şiir de güzel olmayacaktı bir daha
Dört duvar arasında hasretini yazdığım
Dört satır gibi.

Giresun – Aralık 2008

Giderim Bu Diyardan

Yayınlandı: Aralık 13, 2011 / Şiirlerim



Giderim bu diyardan
Arkamda yıkılmış virane bir şehir ve bir damla gözyaşı bırakarak.
Giderim bu diyardan
Sessizliğime ses olur bütün sokaklar ve bir martı çığlığında seslenir denizimin türküsü.
Giderim bu diyardan
Giderim, aşkın yüreğimin artığı.
Onu atar giderim.
Ben yok oldum özlemekten, hasretten, sevmekten harab oldum.
Sefil oldum seni görmemekten.
Giderim, giderim seni görmeden.
Giderim, giderken bırakırım yüreğimi, yağmurlardan yorulmuş savaştan yeni çıkmış öksüz bir kente.

Giderim bu diyardan
Ardımdan bir sen bir ben iki kişilik sonu hazin bir öykü bırakarak.

Trabzon – Eylül 2008

Boynu Bükük Mısralarım

Yayınlandı: Aralık 13, 2011 / Şiirlerim

Şairim,
Serpilir şiirim dalga dalga Karadeniz’e
Umut doludur martılar, balıkçılar
Ağlar birbirine dolanır, dizelerim umut saçar.
Ve ben bir sevdanın doruğunda kucaklarım bulutları.
Sen gelmezsin sen gelmezsin ya
Ondan böyle boynu bükük kalır mısralarım…

13.12.2008

Yazı,yorum hepsi bu..

Yayınlandı: Ekim 21, 2011 / Genel

Herkes yazıyor klavyem boşuna eskimesin dedim.Ben de geldim iyi mi ettim kötü mü ettim bilmiyorum.